Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2017 tarihinde sigortalı aracın seyir halinde iken bisiklet sürücüsü davacı ile çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu, bisiklet sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazaya karışan aracın davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş gücü tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının kazaya karıştığı aracın bisiklet olup kaza anında koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluşmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporu ile sabit olduğunun anlaşılması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi kararı gereği davacının maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde maluliyetinin bulunduğunu, belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme süresinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı bisikletlinin uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, maluliyete ilişkin düzenlenen sağlık raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.