Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)09/01/2015 tarihli iddianameye konu suç tarihinin 29/12/2014, 13/02/2015 tarihli iddianameye konu suç tarihinin ise 25/01/2015 olduğu, her iki iddianameye konu tehdit eylemleri yönünden hukuki kesintinin gerçekleştiği, bu nedenle 25/01/2015 tarihli tehdit eylemi nedeniyle ayrıca TCK'nın 106/2-a maddesinden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek her iki iddianameye konu eylemler yönünden, 106/2-a, 43/1. maddeleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
2) 1 numaralı bozma sebebine uyulması halinde, sanığın 29/12/2014 tarihli tehdit eylemi yönünden,
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.