Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 08/05/2013 -23/11/2015 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, 1116,00 TL ücret aldığını, yemek ve bir kısım haklarının olduğunu, hastalanması üzerinde 18-19-20-21 Kasım tarihlerinde işe gidemediğini, bu durumu işyerine bildirdiğini, hastalığının uzaması nedeniyle 20-21 Kasım'da rapor alarak iş başı yapmaya geldiğinde işe alınmadığını belirterek alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle haklı gerekçeyle işine son verildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı işçinin iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödemesini gerektirecek şekilde sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II- (g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz.
Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar söz konusu ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.
İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır. Toplu iş sözleşmesinde ya da iş sözleşmesinde genel tatil günlerinde çalışılacağına dair bir kural mevcutsa, bu taktirde söz konusu günlerde çalışılmaması da işverene haklı fesih imkanı tanır.
İşyerinde cumartesi günü iş günü ise belirtilen günde devamsızlık da diğer koşulların varlığı halinde haklı fesih nedenini oluşturabilir.
Somut olayda, davacı hastalanması nedeni ile 18-19-20-21.11.2015 tarihlerinde işe gidemediğini bu durumu iş yerine bildirdiğini, hastalığının uzaması nedeni ile 20.11.2015 ve 21.11.2015 tarihlerinde rapor aldığını ancak iş başı yapmak üzere iş yerine gittiğinde işe alınmadığını iddia etmiş, davalı ise davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeni ile iş akdine haklı nedenle son verildiğini belirtmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı hakkında 18-19.11.2015 tarihlerinde işe gelmediğine ilişkin tutanak tutulduğu ve 20.11.2015 tarihinde devamsızlık yaptığı tarihler nedeni ile davacıdan savunma istendiği, davacının savunma ve imzadan imtina ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca 23.11.2015 tarihinde davacıdan devamsızlık yaptığı tarihler için varsa mazeretinin bildirilmesinin istendiği, davacının 23.11.2015 tarihinde keşide edilen ihtarname ile 18.11.2015 ve 19.11.2015 tarihleri için telefon yolu ile ... adlı kişiden izin aldığını, raporunun bittiği 23.11.2015 tarihinde iş yerine gittiğini ancak işe alınmadığını belirttiği anlaşılmış olup dosyada davacının belirttiği tarihlerde raporlu olduğunu gösterir bir belge mevcut değildir.
Ayrıca, davacının dosyaya sunduğu tüm personelin dikkatine başlıklı fotokopi niteliğindeki belgede işe gelmeme halinde bilgilendirme yapılabileceği belirtilen kişilerden ... isimli şahıs tanık sıfatı ile dinlenmiş, beyanında davacının 18.11.2015 tarihinde işe gelmediğini bu nedenle kendisini aradığını akşam geleceğini bildirdiğini ancak 19.11.2015 tarihinde de işe gelmediğini, herhangi bir rapor da sunmadığını belirtmiştir.
Tüm dosya içeriğine ve tanık beyanlarına göre davacının 18.11.2015 ve 19.11.2015 tarihlerinde işe mazeretsiz olarak gitmediği ve devamsızlığının haklı nedene dayandığını kanıtlayamadığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.