Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2017 tarihinde davalı ... nezdinde kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta maddi hasar meydana geldiğini, davalı ... şirketine hasar tazmini amacıyla başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını, davacının yapmış olduğu onarım masraflarının, değer kaybının ve kaza nedeniyle uğradığı tüm zararların giderilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı tarafından gerçeğe uygun şekilde uğranılan hasara ilişkin bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, yapılan teknik inceleme ve araştırma sonucu, sigortalı aracın sürücüsünün yazılı beyanlarda belirttiği yerde ve şekilde hasarlanmadığının ortaya çıktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyet raporunda kazanın beyan edilen yerde ve şekilde gerçekleşmiş olmasının teknik olarak mümkün olmadığının belirlendiği ve bu sebeple hasarın başka yerde oluştuğu tespitinin yapıldığı, davalının hasardan sorumlu olmadığının bildirildiği, bilirkişi heyeti raporu denetime elverişli bulunmakla hükme esas alındığı ve araçta meydana gelen hasardan davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan yargılamada tek bir bilirkişi raporu alındığını ve bu bilirkişi raporu üzerinden hüküm kurulduğunu, itirazlarını karşılamaya ve eksiklikleri gidermeye elverişli bir rapor tanzim edilmeden eksik yargılama ile hatalı karar verildiğini belirtmiştir.

davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta 31.07.2017 tarihli kaza sonucu oluşan hasara ilişkin maddi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.