Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.03.2013 tarihinde maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, kaza sonrasında müvekkilinin yüzünde sabit iz kaldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin maluliyetinin henüz tespit edilemediğini, kazayla ilgili araç sürücüsü hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırıldığını belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının kaza sebebiyle herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, ... Devlet Hastanesi'nden alınan raporda bu hususların tespit edildiğini belirterek davanın yetki ve zamanaşımı nedeniyle reddini, esasa ilişkin olarak ise davacının herhangi bir maddi zararı bulunmadığından davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazan teminat limitleri dahilinde olduğunu, davacının iddia ettiği maluliyet durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu tarafından tespitinin gerektiğini, dava konusu kaza olayından sonra davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvuru sonucunda davacıya 21.419,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11.07.2019 tarihli raporda davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olarak gelişen yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1 aya kadar uzayabileceği belirlenmiş, davacının itirazı üzerine alınan ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17.09.2020 tarihli raporda davacının geçirdiği trafik kazasının kendisinde herhangi bir maluliyete neden olmadığı, geçici iş göremezlik (tıbbi iyileşme) süresinin 1 ay olabileceği belirlenmiş, dosya kapsamında yer alan ve birbiri ile çelişmeyen, taraf ve yargı denetimine elverişli bulunan raporlarda davacıda maluliyet oluşmadığı, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacıda kaza sonucunda nazal fraktür ve yumuşak doku arızasının yüzünde sabit ize neden olduğunu, buna ilişkin Ordu Adli Tıp Kurumu tarafından rapor düzenlendiğini, raporun dosyaya ibraz edildiğini, davacıya çıplak göz ile bakıldığında yüzünde sabit iz olduğunun belli olduğunu, dosyada alınan ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda heyette plastik cerrahi doktorunun bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya içerisinde yer alan maluliyet raporlarının denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.