Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.02.2013 tarihinde, işleteni ... olan sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobilin yapmış olduğu kaza neticesinde araçta bulunan davacıların oğlunun vefat ettiğini, davacıların eğitimine devam eden ve geleceğine dair umut besledikleri tek evlatlarını kaybettiklerini, bu durumun davacılar üzerinde telafisi imkansız bir psikolojik yıkıma sebep olduğunu, evlatlarının kaybının yaratmış olduğu manevi kaybın davacılar açısından son derece büyük olduğunu, bu kaybın herhangi bir şekilde telafisinin mümkün olmadığını, davacıların manevi ızdıraplarının bir nebze olsun giderilebilmesi için davalılar aleyhine 75.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazası nedeniyle açılan manevi tazminat davasının yasal ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların murisi ölenin de olayda kusurlu olduğunu, bilerek ve isteği ile davalı ...'ın kullandığı araca bindiğini, emniyet kemeri takmadığını, davalının aşırı hızlı ve kusurlu araç kullanmasına rağmen araçtan inmeyerek kusurlu davrandığını, davalılardan ...'ın araç maliki olup manevi tazminattan sorumlu olmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'na göre araç maliki, işleten ve sürücünün müşterek ve müteselsil olarak maddi zarardan sorumlu olduklarını, manevi zarardan sorumlu olmadığını, talep edilen tazminat miktarının aşırı olup, davacıyı zenginleştirecek, davalıları da yoksullaştıracak miktarda olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, bu nedenlerle ve re'sen gözetilecek nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ın alkol alarak kazayı yaptığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak asli derecede kusurlu olduğu, genç yaşta evlatlarını kaybeden davacıların davalı ...'ın alkol alarak sebebiyet verdiği ölüm nedeniyle yıkıldıkları, büyük üzüntü ve acılar çektikleri, genç yaşta evladını kaybeden her anne ve babanın büyük bir travma yaşayacağı, manen ciddi olarak yıpranacağı kanaatine varılarak meydana gelen ölümün şekli, davalının ağır kusuru ve müteveffanın yaşı da dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini, davacıların desteğinin kusurunun da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi istemi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın kazası sonucu araçta yolcu olan davacıların oğlunun hayatını kaybetmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.