Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.12.2014 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında müvekkili ...'un yaralandığını, kazaya karışan aracın davalı tarafından sigortalandığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maluliyet tazminatının ve geçici iş göremezlik tazminatının işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiş, davacı vekili 08.10.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 130.262,52 TL arttırarak 131.262,52 TL talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 106.172,00 TL ödeme yapıldığını, tüm zararın karşılandığını, davacı tarafından sigorta şirketinin ibra edildiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) rücuya tabi ödemelerinin düşülmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren ancak yasal faiz oranında olabileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın sigorta şirketinin teminatı kapsamında yer alan araçlardan olduğu gerekçesiyle, davanın geçici ve kalıcı tazminat talepleri yönünden kabulü ile 131.262,52 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 16.06.2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacının kalıcı tazminat talepleri yönünden kabulü ile 113.420,18 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 16.06.2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının geçici iş görmezlikten kaynaklı tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası nedeni ile yapılan ödemenin düşülmemesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, maluliyet artışının ispat edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı dosya arasında bulunmamaktadır, İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, çöp kamyonunun kusursuz olduğu, çöp kamyonunun sol arka basamağında bulunan davacının da kusursuz olduğu belirlenmiş, mahkemece davacının kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, mahkemece dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli heyet raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Dosya kapsamından, davacının çöp kamyonunun sol arka basamağındayken davalının sigortalısının arkadan çarpması suretiyle trafik kazası meydana geldiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 08.01.2019 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli, davacının çöp kamyonunda görevli işçi olması, dosyada denetime elverişli kusur raporu bulunması nedeniyle yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.