Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.07.2017 tarihinde davacıların murisi olan ...'ın kullandığı araç ile davalıların kullandığı aracın çarpışması sonucu davacıların murisi ...'ın hayatını kaybettiğini, kaza tespit tutanağında davalı ...'ın kusurlu olduğu, müteveffa ...'ın ise kusursuz olduğunun belirtildiğini, kazaya ilişkin ceza soruşturmasının devam ettiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların oğullarını ve kardeşlerini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını, gerek maddi gerekse manevi olarak büyük bir çöküntüye uğradıklarını belirterek davacı anne ... için 125.000,00 TL, davacı baba ... için 125.000,00 TL, davacı kız kardeş ... için 25.000,00 TL, davacı kız kardeş ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın 30.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilenin aksine, davacıların murisi müteveffa ...'ın kullandığı aracın arkadan süratle gelerek sulama aracına çarptığını ve bu şekilde meydana gelen kazada hayatını kaybettiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olup hakkaniyete uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalı ...'a yönelik açmış oldukları davanın reddine, davalı ... ve ... aleyhine açtıkları davanın kısmen kabulü ile davacı baba ... için 20.000,00 TL, davacı anne ... için 20.000,00 TL, davacı kardeş ... için 6.000,00 TL davacı kardeş ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın 30.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm Yatırım San. Tic. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi karanın kaldırılmasına, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... için 30.000,00'er TL, ... ve ... için ise 15.000,00'er TL manevi tazminatın 30.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Turizm Yatırım San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların davalı ...'a yönelik açmış oldukları davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının adaleti sağlamaktan uzak ve günümüz koşullarına göre değerlendirildiğinde çok üzücü kaldığını, davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu ifade eden 07.11.2017 tarihli bilirkişi raporundan bahsedilmiş ise de karara etki etmediğini, hükme, hakkaniyete aykırı buldukları ve bu nedenle itiraz ettikleri 21.07.2019 tarihli heyet raporunun hükme esas alındığını, bu bilirkişi raporunda da tanık ...'in ifadelerinin dikkate alınmadığını, sulama tankerinin dörtlülerinin yanmaması ve yön ikaz lambasının yanmamasının tali kusur olarak nitelendirildiğini, oysa ki kazaya sebep olan asli unsurun bu olduğunu, bu durumun, dosyanın tüm kapsamı ile birlikte değerlendirilmediğini, adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu gösterdiğini kaldı ki söz konusu heyet raporunda dahi davalı taraf neredeyse yarı oranda kusurlu kabul edilmiş iken hükmedilen miktarın hukuka ve Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinin ruhi yorumuna uygun olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının 12,13,14,15... . maddelerinde ... Turizm Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti vekiline 9.200,00 TL'den toplam 46.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı ... Turizm vekili yönünden her bir davacıdan 9.200,00 TL vekalet ücreti alınması yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilmiş olan kararın akabinde 2.725,00 TL'den toplam 13.625,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, icraya konulan bu rakamı müvekkillerin kredi çekerek ödemek durumunda kaldıklarını, şirketin batık olması nedeniyle kendileri hiçbir ödeme alamayan müvekkilleri yönünden bu kere de 46.000,00 TL olan bu rakamı ödemek durumunda kalmanın hayat koşullarını zorlayan bir durum olduğunu zira sadece baba işçi emeklisi olup ne anne ne de kız kardeşlerin maddi bir geliri bulunmadığını, vekalet ücreti yönünden sadece bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken birden fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin davacılara verilen toplam 90.000,00 TL manevi tazminat miktarı ile kıyaslanınca gerçekten vicdanları sızlattığını zira evlatlarını kaybeden aileye verilen paranın yarısının vekalet ücreti olarak alınınca bunun adalet duygusunu zedelemekte olduğunu belirtmiştir.

Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.