1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 12. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir.

2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ...hakkında Ordu 1. İcra Müdürlüğünün 2007/1567 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak borçludan 107.270 TL’nin takip tarihinden itibaren ana para üzerinden işleyecek faiz ve fer'ileri ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, maaşı yanında emekli ikramiyesine de haciz konulduğunu, emekli ikramiyesinin ilgili kurum tarafından icra dosyasına yatırıldığını ancak hasımsız olarak görülen davada Ordu İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/38 E., 2015/37 K. sayılı kararı ile doğmamış alacakların haczi mümkün olmadığından bahisle haczin kaldırılmasına karar verildiğini, kararın öğrenilmesi ve temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından sözü edilen kararın bozulduğunu, bozmadan sonra Ordu İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasına yatırılan 74.335 TL ile ilgili açılan dava bildirilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 16. maddesine aykırı biçimde hasımsız yapılan yargılama nedeniyle müvekkilinin alacağını alamadığını ve zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 74.335 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:

5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacağın başka yollardan tahsilinin mümkün olduğunu, bu nedenle zarar unsurunun gerçekleşmediğini, tazminat isteminin yasal dayanağının bulunmadığını, kararın yasal mevzuata uygun verildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen sınırlı ve sayılı sorumluluk nedenlerinin mevcut olmadığını, aynı Kanun’un 48. maddesine göre dayanılan sorumluluk nedenlerine ilişkin delillerin açıkça belirtilmediğini, sorumluluğu ispata yarayacak yeterli delil de sunulmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

6. Yargıtay 12.. Hukuk Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2016/2 E., 2017/4 K. sayılı kararı ile; “…6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46/1. maddesinde; Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği vurgulandıktan sonra, dava sebepleri; Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması,

Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması,
Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması,
Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması,
Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması,
şeklinde tahdidi olarak gösterilmiştir.
HMK’nun 46 ve mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 573 ve devamı maddelerine göre, hakimin, bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptığı işlem, yürüttüğü faaliyet ve kararları nedeniyle ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilecek olup; kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa, hakim aleyhine tazminat davası açılamayacağı her türlü kuşku ve duraksamadan uzaktır.

Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara ve heyetin takdirine göre;

1-HMK'nun 46.maddesi uyarınca açılan davanın REDDİNE,

2-HMK’nun 49. maddesi uyarınca davacının takdiren 700,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 48,30 TL başvurma harcı yerine 44,90 TL alındığından eksik kalan 3,44 TL harç ile 65,40 TL maktu karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 68,84 TL harcın, peşin alınan 1.263,70 TL harçtan düşülerek, arta kalan 1194,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5-HMK’nun 333. maddesi gereği, hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısım kalması halinde davacıya iadesine,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı yararına hesaplanan 3.300,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,…” karar verilmiştir.

7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

8. Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

9. HMK’nın 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK’nın 46. maddesinde “(1) Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.

10. Somut olayda HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat davası açma şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA,
Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 17.06.2021 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.