Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında atılı suçu kabul etmemesi, tanık beyanlarında sanığın gelerek mağdur ile konuştuğu, kalem kağıt verdiği ve mağdurun bunun üzerine dilekçe yazdığı sabit ise de taraflar arasında geçen konuşma içeriğinde sanığın tehdit ettiğine ilişikin bir beyan bulunmaması karşısında, sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulan Büşra ile birlikte aynı eylem birliği içerisinde hareket ederek tehdit ettiğine ilişkin müştekinin soyut iddialarından başka atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter şekilde delil elde edilememesi nedeniyle sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabule göre;
... hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi karşısında ... hakkında TCK’nın 106/2-c.maddesinde düzenlenen birlikte tehdit suçundan dava açılıp açılmadığı tespit edilmeden, dava açıldığı taktirde bu dava dosyasının aslı dosya içerisine getirtilip incelenerek ve Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı sureti dosya içerisine eklenerek, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 106/2-c maddesi hükümlerinin uygulanma imkânı da tartışılarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ...’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.