Sanık hakkında mağdurlar ... ve ... yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdur ...'e yönelik kasten yaralama ve silahla tehdit ile mağdur ...'ye yönelik basit yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Ceza Genel Kurulu'nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulması gerekirken, fiil nitelik yönünden üçe bölünerek, aynı fiilden dolayı üç ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, mağdur ... ile bir süre duygusal arkadaşlık yaşadığı, ancak sonrasında ...'nin ilişkiyi sürdürmek istememesi sebebiyle ayrıldıkları, olay günü de mağdurları birlikte ...'in iş yerinde gördüğü, akabinde ... ile buluştuğunda "bugün seni ...'in işyerinden çıkarken gördüm" dediği, ...'nin inkar etmesi üzerine araçla ...' in işyerine doğru geldikleri, araçtan inen sanığın önce tek başına işyerine girerek ... ile tartıştığı ve ...'in yüzüne tokatla vurduğu, daha sonra işyerinden çıkıp aracına giderek av tüfeğini aldığı ve yüzleştirmek için ...'yi ...'in işyerine götürdüğü, işyeri içerisinde tüfeğin dipcik kısmı ile ...'ye vurmaya başladığı ve tüfeği iki mağdura doğrulatarak iş yerinin arka tarafına, ofis kısmına geçmelerini
istediği, burada mağdurları zorla tuttuğu, buradayken mağdur ...'i "Sen benim görüştüğüm kızla nasıl görüşürsün, seni vuracağım, sana ceza kestim" diyerek silahla tehdit ettiği ...'nin araçta iken polise ihbar etmesi nedeni ile ihbar üzerine polislerin gelmesi ile olayın son bulduğu olayda, sanığın yaralama ve tehdit eylemlerinin mağdurların direncini kırmaya dönük ve hürriyeti tahdit suçunun unsuru mahiyetin de olduğu ve eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-a maddelerinde yer alan silahla, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, temadi eden bu süreçte mağdurlara yönelik olan kasten yaralama ve tehdit eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeni ile ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, ayrıca her iki mağdura yönelik eyleminin, ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nın 109/2,3-a maddesi gereğince mağdur sayısınca hüküm kurulmasının gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek yaralama ve silahla tehdit suçlarından da ayrı ayrı hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 23.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
8. Ceza Dairesi - E. 2019/6965 - K. 2022/4953
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 8. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2019/6965 |
| Karar No | 2022/4953 |
| Karar Tarihi | 23.03.2022 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
Gereği görüşülüp düşünüldü