Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında uzlaşma kapsamında olmayan TCK’nın 109. ve 102.maddelerinde düzenlenen cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmayan suçlarla birlikte işlenmesi nedeniyle, CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle bu tarihte yapılmış olan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu ve yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında TCK’nın 102. maddesinde düzenlenen suçtan beraat, TCK’nın 109. maddesinde düzenlenen suçun yaralama suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi ve TCK’nın 116. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçundan düşme kararları verilmesi karşısında; tehdit suçunun, CMK'nın 253/1-a. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, CMK'nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/11//2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.