Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

1- Sanık ... hakkında hükme esas alınan 23/12/2013 tarihli eylemle ilgili olarak; yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu madde ilgili ekspertiz raporu ve dava dışı kullanıcı sanıklar ... ile ...’in soruşturma beyanlarının aslı ya da denetime imkan verecek şekilde onaylı örneklerinin dosyada bulundurulması ve duruşmada tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,

2- Hakkında iletişimin tespiti kararı bulunan sanık ...’ın dava dışı kullanıcı sanık ... ve sanık ... ile yaptığı telefon konuşmaları sonrasında uyuşturucu madde alışverişi olabileceğinin anlaşılması üzerine olay yerine gidildiği ve fiziki takip sonrasında dava dışı sanık ...’in üst aramasında esrarın ele geçtiği olayda, sanığın yaptığı telefon konuşmaları ile suç şüphesi doğduktan sonra arama yapıldığı anlaşılmakla; ...’in üst aramasına yönelik olarak CMK'nın 116,117 ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanık ...’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- 23/12/2013 tarihli eyleme ilişkin sanık ...’ın savunmasına, dava dışı sanıklar ... ile ...’in beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekline ilişkin olarak yakalama ve muhafaza altına alma tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması,

4- Sanık ...’ın her iki eyleme ilişkin olarak da suçlamayı kabul etmediği ve dava dışı kullanıcı sanıklar ... ve ...’te ele geçen maddelerin sarılı olduğu ambalajlarda parmak izi incelemesinin yapılmadığı anlaşıldığından; söz konusu ambalajlarda parmak izi araştırması yapılıp parmak izleri bulunduğunun tespit edilmesi halinde, bu izlerin sanığa ait

olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu veya uzman bir kurum ya da kuruluşa inceleme yaptırılmasının sağlanması,

5- Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden; "23/12/2013, 07/02/2014", sanık ... yönünden; "07/02/2014" olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın "23/12/2013" olarak yazılması,

6- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA, 22/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.