SUÇLAR: Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1)Gerekçeli karar başlığında katılanın adı ve soyadının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2)Soruşturma aşamasında dinlenen ve olay hakkında bilgi ve görgüleri olduğu anlaşılan tanıklar ..., ... ve ... dinlenilmeden, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
3)Mahkemece tehdit ve hakaret eylemleri yönünden tanık...'un beyanları hükme esas alınmasına karşın, yaralama eylemi yönünden bahsi geçen tanığın beyanlarına neden itibar edilmediği açıklanıp tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında yaralama suçundan beraat kararı verilmesi,
4)Dinlenen tanıklarla birlikte kanıtlar değerlendirildikten sonra ve sanığın üzerine atılı yaralamaya teşebbüs suçunun silahtan sayılan kalasla işlenip işlenmediğinin tartışılıp saptanmasından sonra, silahla işlenmediğinin kabulü halinde, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, TCK'nın 86/2 maddesi kapsamındaki yaralama ve TCK'nın 125/1 kapsamındaki hakaret suçları yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5)Hakaret suçundan hüküm kurulurken, TCK'nın 50/1-d maddesi uyarınca, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma tedbiri süresinin, hükmolunan hapis cezasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
6)Kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bağlantılı olması, ayrıca suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak, sanığın yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik olması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan verilen hapis cezası, gerçekleştirilen eylemle herhangi bir bağlantısı bulunmayan "4 ay süreyle sinema ve kahvehane gibi yerlere girmekten yasaklanma" tedbirine çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.