SUÇLAR: Tehdit, mala zarar verme, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında tehdit, mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1) Sanık ...'un aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek suç tarihinde Antalya ilinde olduğunu savunması, mahkemenin kabulünde sanığın katılanla arasında eskiye dayalı husumet olduğunun kabul edilmesi, olayın görgü tanıklarının da katılanın eşi ve çocukları olması karşısında sanık ...'un suç tarihinde kullandığı cep telefon numarası tespit edilerek suç tarihine ilişkin baz istasyonunu gösterir kayıtlar getirtildikten sonra hukuki durumunun tayini, sanık ...'un beraat etmesi halinde ise sanık ...'a yükletilen birden fazla kişi tarafından tehdit suçunun da vasfının değişerek TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik gerekçe ile hükümler kurulması,
2) Kabule göre ise;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... 'un temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.