Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacıler vekili dava dilekçesinde; 18.03.2017 tarihinde davacının yolcusu olduğu aracın sigortalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, söz konusu kazanın davalı ...'in kusurlu hareketi sonucu meydana geldiğini, davalı araç maliki ... ile davalı sürücü ve diğer davalı ... şirketinin haksız fiilden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin dava konusu meydana gelen maddi zararlarının tazmini yönüyle davalı ... şirketine müracaat edildiğini, ancak davalı tarafın 29.05.2018 tarihinde kendilerine 22.558,12 TL kısmi ödemede bulunduklarını, bu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 10,00 TL bakım ücreti, 10,00 TL fatura edilemeyen tedavi masrafları olmak üzere toplam 30,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesine, davalılardan ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, diğer davalı ...Ş. yönünden başvuru tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ten alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kaza tarihi itibarıyla davalı ...'e ait araçta hem ZMSS poliçesi hem de ... Sigorta tarafından sigortalı Kasko poliçesi bulunduğunu, bu nedenle davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafça talep edilen maddi tazminat taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacı tarafın Savcılık aşamasında şikayetten vazgeçtiğini, söz konusu talepler ile dava konusu kaza arasında illiyet bağının tespiti gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davada ihbar olunan konumunda bulunduğundan aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini, davalı ... adına kayıtlı aracın müvekkili şirket nezdinde 09.06.2016-09.06.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi (Trafik Poliçesi), 09.06.2016 – 09.06.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı oldğunu, Trafik Poliçesinden dolayı sorumluluklarının teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, bedeni zararlarda 330.000,00 TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelemeyeceğini, manevi tazminat talepleri Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatı dışında olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespitinin ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esas olabileceğini, dava konusu kaza nedeniyle trafik poliçesi sebebi ile müvekkili şirket tarafından dava öncesi hasar başvurusu sonucunda davacı vekiline 29.05.2018 tarihinde 22.558,12 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü ödeme yapmak sureti ile yerine getirdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın sigorta şirketine sigortalı olduğu, araç sürücüsü ile araç sahibinin de sorumluluğu olduğu gerekçeleri ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 251.201,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.593,98 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.793,51 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 254.588,51 TL tazminatın davalı ...Ş. yönünden kaza tarihi itibariyle geçerli ZMSS poliçesi yaralanma ve tedavi gideri teminat klozu limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Ş. tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 251.201,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.593,98 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.793,51 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 254.588,51 TL tazminatın davalı ...Ş. yönünden kaza tarihi itibariyle geçerli ZMSS poliçesi yaralanma ve tedavi gideri teminat klozu limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerekirken PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek bozma kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, maluliyet oranını kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinde 7 yaşında olduğunu, aktif çalışmasının 18 yaşından itibaren başlayacağını, 18 yaşından itibaren hesaplama yapılması gerektiğini, ödemenin oranlanarak tüm tazminattan düşülmesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, aktüerya raporunda kullanılan hesap yönteminde hata olmamasına, kusur belirlemesinin kazanın oluşuna uygun olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 18.03.2017 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda mahkemece; dosya içerisinde Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 08.07.2021 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen %6 sürekli iş göremezlik oranına itibar edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yanlış Yönetmelik'e göre belirlenen maluliyet oranının hesaplamaya esas alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...Ş'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda; davacının hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için İlk Derece Mahkemesi tarafından aldırılan aktüer raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre ve progresif rant uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı ve bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Maddi tazminat hesabı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun 1. bentteki bu konuya ilişkin temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyoruz.