Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.07.2019 tarihinde sürücüsü ve maliki davalı ... olan aracın müvekkillerinin eşi ve babası olan yaya ...'e çarpması sonucunda ...'in vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, davalı sürücüye ait olan aracın diğer davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak şartıyla temerrüt tarihinden temerrüt faiziyle birlikte sorumlu tutulmasını, davacı eş ... için 30.000,00 TL, diğer davacı çocukların her biri için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... 'ten tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda kusuru olmadığını, tüm kusurun davacıların desteğinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili süresinde davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazada davalı sürücünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporun davalı tanıklarının beyanına ve kaza tespit tutanağına istinaden düzenlendiğini, davalı tanıklarının beyanının tarafsız olmayacağını, tespit dosyasında alınan raporun değerlendirilmediğini, kaza sırasında davalı sürücünün hız sınırının üzerinde seyrettiğine dair somut deliller bulunduğunu, kaza tespit tutanağının gerçeğe uygun düzenlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalı tarafından sevk ve idare edilen aracın davacıların eşi ve babası olan yayaya çarpması sonucunda davacıların eşi ve babasının vefat etmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, anılan raporun delil tespiti dosyasında alınan kusur raporu ile dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasında alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette olmasına, tüm dosya kapsamından kazanın meydana gelmesinde desteğin asli ve tam kusurlu olduğunun anlaşılması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.