SUÇLAR: Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan vekilinin, sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen hükmü de temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Sanık ...'a yükletilen yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu anlaşıldığından, katılan ... vekilinin temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık ...'a yükletilen tehdit, sanık ...'a yükletilen tehdit, yaralama ve hakaret suçlarından dolayı kurulan beraat hükümlerine yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eylemlere ve yükletilen suçlardan dolayı verilen beraat kararlarına yönelik, katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C-Sanık ... hakkında tehdit ve yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince,
1-Sanık hakkında yaralama suçundan verilen 6 ay hapis ile tehdit suçundan verilen 8 ay hapis cezalarının, kısa süreli olmalarına rağmen, ''Sanığa verilen hapis cezalarının kısa süreli olmaması nedeniyle TCK.nun 50 maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığı" şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulanmaması,
2-Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında kalan yaralama suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 1 numaralı bozma dışında, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.