Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 25.07.2016 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacının zararının karşılandığını, ibraname düzenlendiğini, bu nedenle sorumluluğu kalmadığını, aksi halde kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, ödemenin güncellenerek indirilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden işleyecek yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporun çelişkili olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin sürekli iş göremezliği olduğunun kabullenildiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik yönünden zararının karşılanmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının yolcu olduğu motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek düzenlenmiş olmasına, 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi kapsamında tedavi gideri niteliğinde olmayan geçici iş göremezlik tazminatından davalı sorumlu olup geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığından reddine karar verilmesi yerinde değil ise de davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyecek olmasına, bu hali ile geçici iş göremezlik tazminatının reddinin sonucu itibarıyla doğru olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.