Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1-Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacı tarafından katılan ve sanığın telefonla arandığı tarafların uzlaşmak istemediklerini ve uzlaştırma raporunu imzalamak istemediklerinin bildirildiği, bu şekilde uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlendiği, uzlaştırmacı tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan taraflara uzlaşma teklifi yapılması talep edilip büronun tarafından tebligat yapılmadığı, uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese tebligat çıkarması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca bu adrese tebligat yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle yöntemince yapılmayan uzlaştırma ve tebligat işlemlerinin usulsüz olduğu gözetilmeden, uzlaşmanın sağlanamadığından bahisle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,

2-Kabule göre de; sanığın sabıkasında görülen ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, temyize konu suç tarihinin 28/06/2014 tarihli 6545 sayılı Yasa'dan önce olması nedeniyle engel oluşturmaması karşısında; yargılama sürecinde olumsuz tutum ve davranışları belirlenmeyen, savunması ile yargılamaya yarımcı sanık hakkında '' hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yasal koşulları oluşmadığı'' şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nin temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.