Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece tanık olarak dinlenen mahalle muhtarı 'un ifadesinde, sanık posta dağıtıcısı tarafından kendisine 7201 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca herhangi bir evrak getirilmediğini beyan etmesi, sanığın ise tebligat evrakını mahalle muhtarına götürdüğünü savunması karşısında; 'un yeniden dinlenerek, sanık savunması ile beyanları arasındaki bu çelişkinin giderilmesi, suça konu tebligat evrakı asıllarının gösterilip mühür ve imzaların kendisine ait olup olmadığı, muhtarlık mührünün kendisi tarafından basılıp basılmadığı, basılmadı ise mührün sanıkta bulunma nedeninin sorulmasından, mühür ve imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi durumunda ise, grafolojik inceleme yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun, suç vasfının ve zincirleme suç hükümlerinin tayin ve takdiri yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar var ise de, atılı suçun 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “...sanık hakkında daha sonra Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/95 esas, 2009/251 karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla tekrardan bu kurum tatbik edilmemiş...” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.