Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK.nın 34. ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre'de;
Sanığın eski eşi olan katılanı sabah işe giderken sokakta görüp işe gitmesini engellemek için kendi evine götürmek isterken zor kullanarak iki üç metre sürüklediği esnada durumu gören tanık ...'in müdahalesi ve çevreden insanların toplanması üzerine fiilini tamamlayamadan olay yerinden ayrıldığı olayda eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve hakkında 5271 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.