Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.06.2014 tarihinde bir kısım davalıların murisinin kullandığı ve ZMSS poliçesi bulunmayan aracın diğer bir araca çarpması sonucunda, davalıların murisinin vefat ettiğini ve kazanın meydana gelmesinde murisin tam kusurlu olduğunu, davalılarca Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1367 E. Ve 2016/49 K. Sayılı ilamı ile dava açıldığını ve verilen karar sonrasında müvekkilinin 280.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilince yapılan ödeminin davalılardan rücuen tahsili için Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2461 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalıların itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline ve davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ödemiş olduğu tazminatı, müvekkillerinin üçüncü kişi olmaları nedeniyle müvekkillerine rücu edemeyeceğini, müvekkillerinin ZMSS poliçesi bulunmayan aracın maliki olmadıklarını, müteveffanın terekesinin borca batık olduğunu ve mirası TMK 605/2. maddesi uyarınca hükmen reddettiklerini, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi süresinde ibraz edilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların def'i yoluyla terekenin borca batık olduğunu ileri sürdükleri ve terekenin borca batık olduğu gerekçesi ile asıl davanın ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; terekenin borca batık olması ve davacının, davalıların murisinin terekesinin borca batık olacağını bilmelerinin mümkün olmaması nedeniyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair asıl dava yönünden temyiz yolu açık olmak, birleşen dosyalar yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'e araç maliki sıfatı ile yapılan ödemenin rücu edildiğini, diğer davalılara ise sürücünün mirasçısı olması nedeniyle rücu ettiklerini, müvekkilince ödenen tazminatın rücusunun, müteveffanın terekesinin borca batıklığının hesaplanmasında dikkate alınamayacağını beyan etmektedir.

davalıların desteğinin sürücüsü olduğu ve olay tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 17.06.2014 günü desteğin tam kusuruyla meydana gelen trafik kazası sonucu davacı tarafından hak sahiplerine ödenen bedelin ve ferilerinin rücuen müteveffanın mirasçısı olan bir kısım davalılardan ve araç maliki olan davalı ...'den tazminine yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

1- Davacı vekilinin davalılar ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, ölüm tarihi itibariyle müteveffanın terekesinin borca batık olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin davalılar ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacının, davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliği'nin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir. Anılan bu düzenlemeler çerçevesinde davacı ...'nın icra dosyasına ödediği tazminatı zarara neden olan ve zorunlu sigortası yapılmamış aracın işletenine, sürücüsüne, diğer sorumlulara ve bunların mirasçılarına rücu edebileceği açıktır.
Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre; araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği zararı, ... Yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan davacı ..., ödediği tazminatı araç maliki olan davalı ...'e rücu edebilecektir.
Şu durumda, davacı ... Hesabının ödediği tazminattan, davalı ...'in araç maliki olarak sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, terekenin borca batık olması gerekçesiyle tüm davalılar yönünden reddedilmesi gerektiğine dair yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalılar ..., ... ve ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.