Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müşteki ... vekilinin 12/11/2014 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden feragat ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar müdafiilerinin 09/05/2013 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik 27/05/2013 ve 31/05/2013 günlü dilekçelerle CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz isteminde bulundukları anlaşıldığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek temyiz istemlerinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan Kooperatif vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
İddianamede yer alan "...her iki sanığın görevleri sırasında kooperatife ait Ziraat Bankası Maltepe Şubesindeki hesabından para çekebilmek için basılı ödeme talimatı düzenledikleri, miktar kısmı boş olan ödeme talimatlarını sanık ...'in önceden boş olarak imzalayıp sanık ...'in de boş talimatları kullanarak suç tarihlerinde bankadan 618,51 TL, 1.850 TL ve 1.200 TL çektiği, yeni yönetim kurulunun bilgisi dışında çektiği paraları yine yönetim kurulunun bilgisi dışında sarf ettiği" şeklindeki isnadın sübutu halinde dosya kapsamındaki suç duyurusu içeriği de nazara alındığında eylemlerin zimmet suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.