Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığın, elindeki sopayı masaya vurarak müştekiye, "yarın bu dükkanı açmayacaksınız, açarsanız dükkanın camlarını kırarım"şeklinde sözler söylediğinin kabul edilmesi karşısında; eyleminin özel kasıt açısından, TCK’nın 117/1. maddesinde tanımlanan iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile tehdit suçundan hüküm kurulması,
2) Sanığın bir nolu bozma bendinde izah edilen eyleminin bölünmesi suretiyle aynı eylemden hem beraat hem de düşme kararı verilmesi,
3) 1 nolu bozma bendi uyarınca eylemin TCK'nın 117/1. maddesinde düzenlenen iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçunu oluşturmadığı tespit edilerek eylemin TCK'nın 106/1-2. Fıkrasında düzenlenen sair tehdit kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde ise; müştekinin sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, kovuşturulması şikayete bağlı olan sair tehdit suçu yönünden, TCK'nın 73/4. maddesi uyarınca sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı üst ve o yer Cumhuriyet savcılarının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.