SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında, 6136 sayılı Yasaya muhalefet eylemi iddiasıyla açılan kamu davasının yürütülen yargılaması sonucunda, adı geçen sanık hakkında kurulmuş hüküm bulunmadığı ancak zamanaşımı içerisinde bir karar verilebileceği,
Anlaşıldığından, bu aşamada temyiz incelemesine konu edilebilecek hüküm bulunmadığından, tebliğnameye uygun olarak, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık ...'ın temyiz talebine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
a-Seçimlik ceza içeren kasten yaralama suçunda, sanığın tekerüre esas alınabilecek hükümlülüğünün bulunmadığı gözetilmeksizin, hakkında TCK'nin 58/3. maddesi uygulanmak suretiyle temel ceza tayin edilirken hapis cezasının tercih edilmesi,
b-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Her iki suçtan kurulan hükümler yönünden;
a-Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin kesin nitelikteki adli para cezası olması nedeniyle, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b-Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesi ve adli sicil kaydındaki ilamların erteleme hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında; TCK'nın 51. maddesindeki hususlar değerlendirilerek uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.