Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

A-Sanık ... Ticaret Limited Şirketi hakkında verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış ve adına karşılıksız çek düzenlenen tüzel kişiler hakkında sadece güvenlik tedbiri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” öngörülmüş ise de; 20.12.2009 tarihinden önce işlenen karşılıksız çek keşide etme fiilinden dolayı TCK’nın 5 ve 20/2. maddeleri ile 5560 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak kalmaması nedeniyle, sanık şirketin beraatine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

B-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın, hakim tarafından havale edilen 15.01.2010 tarihli dilekçesinde, suç konusu çeklerden dolayı ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde şikayetçiye ödeyeceğini belirtmesi nedeniyle; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "çek Kanunun'nun geçici 2.maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.