Davacılar vekili tarafından, 14/03/2016 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/05/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, mirasın gerçek reddi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacılardan İsmail ve Şenay'ın oğlu ve yine davacılardan Ziya ve Mehmet'in kardeşi ...'in 02/01/2016 tarihinde vefat ettiğini, mirasın müvekkilleri tarafından reddedildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın davacılar ... ve ... yönünden kabulüne, davacılar ... ve ... yönünden ise murisin kardeşleri oldukları, dava tarihi itibariyle murisin mirasçıları olma sıfatını kazanmadıkları, ancak annesi veya babasının mirası red talebinin karara bağlanıp bu karar kesinleştikten sonra mirasçılık sıfatını kazanabilecekleri ve mirası red süreci ile 3 aylık sürelerinin kesinleşme tarihinden sonra başlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılardan ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde yer alan "En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir" hükmüne göre miras reddedilmiş olmakla tasfiyeye tabi tutulacaktır.
Somut olayda, muris ...'in tüm yakın yasal mirasçıları tarafından miras gerçek olarak reddedilmiş olup TMK'nun 612. maddesine göre tasfiye edilmesine ilişkin hüküm kurulması gerekirken murisin kardeşleri olan davacılardan ... ve ...'in mirası ret hakkına ilişkin 3 aylık sürenin en yakın mirasçıların mirası reddinin kesinleşmesinden itibaren başlayacağından bahisle temyiz eden davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, 08/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.