Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) TCK’nın 125/4. maddesi uyarınca yapılan artırım sırasında, artırım oranının kanuna aykırı olarak 1/6 yerine 1/4 olarak uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
3) Sanığın, katılanın kendisinin kolundan tutup merdivenlerden aşağı ittirdiği, bunun üzerine kendisinin hakaret ettiğine yönelik savunması, olay tarihinde sanığın eşi olan tanık ...'nın sanığı doğrulaması ve sanık hakkında düzenlenen olay tarihli adli raporda sol el üstünde kesi olduğunun tespit edilmesi karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 129. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.