Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve ...'nın oğlu ... ile gelini ... ve torunu ...'nın ... plaka sayılı araç ile 17.07.2020 günü maddi hasarlı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası yaptıklarını, olay yerinde ...'nın sonrasında ise...ve çocuk ...'nın vefat ettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... ve davacı ... için 100,00 'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL cenaze gideri, davacı ... ve davacı ... için 50.000,00'er TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/197 Esas sayılı dosyası ile müvekkili kurum aleyhine manevi tazminat istemli dava açıldığını, iş bu dosyada ise maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, dava dilekçesi incelendiğinde tarafları, konusu ve talep sonucunun aynı olduğunu, öncelikle derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 01.09.2020 tarihli raporda müvekkili kurumun kusuru olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Daire Başkanlığının 01.04.2021 tarihli raporunda davalının kusurunun olmadığı hususu belirtilmekle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kazada karşı taraftan gelen yarım otobüs şoförünün ve otobüs içinde bulunan yolcuların ... Devlet Hastanesinde verdikleri ifadelerde; "...'nün can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde yolu yapmaması ve yoldan süpürülmeyen mıcırın yüksek risk taşımasından dolayı şikayetçiyim" şeklinde ifadede verdiklerini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olay yeri inceleme tutanağında olay yeri inceleme ve trafik şube ekiplerince olay yerinde asfalt çalışmasının yapılmış olduğu, asfalt çalışmasına ilişkin gerekli bilgilendirme tabelalarının asılı olduğunun görüldüğü ancak asfalta dökülen mıcır taşlarının yolun tamamında (yolun iki geliş iki gidiş olmak üzere toplam dört şeritli olduğu) asfalta tam olarak geçmediği asfalta tam oturmadığı şeklinde tespitler yapıldığını, davalı kurumun meydana gelen kazada ihmali ve kusuru bulunduğunu belirtmiştir.

trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 01.04.2021 tarihli raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.