Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nin davalı tarafından öldürüldüğünü ve davalının ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/578 Esas ve 2018/107 Karar sayılı dava dosyasında taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... yönünden 242.260,60 TL'ye, ... yönünden 11.235,23 TL'ye ve ... yönünden 16.703,35 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın davacıların murisi ...'nin haksız tahriki ile meydana geldiğini, davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza mahkemesinde davalının taksirle adam öldürme suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kasten işlenen suçlarda haksız tahrik hükümleri uygulanabileceğinden haksız tahrik indirimi yapılmadığı ve dosyanın bu haliyle kesinleştiği, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/578 Esas ve 2018/107 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan alınan 25.01.2017 tarihli raporda; ''...kişide tespit edilen travmatik değişimlerin tek başına ölüm meydana getirebilecek düzeyde olmadıkları, kişinin ölümünün maruz kaldığı travmanın etkisiyle sinir uçlarının uyarılmasına bağlı olarak meydana gelen solunum ve dolaşım durması sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiğinin'' belirlendiği, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem öğretide hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayıcı nitelikte olduğunun kabul edilmesi gerektiği, ceza dosyasında davalının, davacıların murisi ...'yi haksız tahrik altında taksirle olacak şekilde öldürdüğü, davacıların, desteğin eşi ve çocukları olduğu, fiilin haksız tahrik altında işlendiği sabit olduğundan öncelikle 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapıldığı, daha sonra suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç vasfında olduğu ve asıl kastın murisi yaralamaya yönelik olduğu ve gerçekleşen ölümün öngörülemeyecek bir durum sonucu ortaya çıkması sebebiyle belirlenen tazminat üzerinden 1/4 oranında yeniden indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; 237.260,60 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 242.260,60 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; 6.235,23 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 11.235,23 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; 11.703,35 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 16.703,35 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıların fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların desteği ...'nin ölümünün davacının yaralama eylemi nedeniyle meydana geldiği hususunun doğru olmadığını, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hazırlandığını, SGK Başkanlığı tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin araştırma yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden verilen kararın hatalı olduğunu, hukuk hakimi, ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmamakla birlikte ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın somut deliller ile iddiasını ispat etmesi gerektiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini ve bu tespit yapılırken desteğin olay öncesine dair başkaca bir hastalık veya tedavi geçmişi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini ve davalı aleyhine manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, taksirle öldürme eylemi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatı istemine ilişkindir.

1.Davalı vekilinin davacılardan ... ve ...'ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1. maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir
Dosya içeriğine göre; davacı ... yönünden 11.235,23 TL maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminata, diğer davacı ... yönünden16.703,35 TL maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gözetildiğinde anılan her bir davacı yönünden davalı aleyhine hükmedilen miktar temyiz sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan davacılar yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin davacılar ... ve ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılar ... ve ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı ... yönünden ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.