Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... Asliye Hukuk Mahkemesinden 24.04.2018 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldığını ve ... İcra Müdürlüğünün .. Esası ile takibe koyduğunu, davacı şirketin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/118 Esas sayılı dosyasıyla konkordato talebinde bulunduğunu, bu talebi gereği geçici mühlet kararı ile birlikte İİK'nun 206. Maddesinin 1. Sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar dışında 6183 sayılı yasa ile yapılan takipler de dahil olmak üzere davacı şirket hakkında takip yapılmasının tedbiren yasaklanmasına, evvelce başlatılmış olan takiplerin tedbiren durdurulmasına, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesine karar verildiğini, öte yandan müvekkili şirketin muayyen ikametgahı bulunduğu gibi, mallarını gizleme, kaçırma ya da hileli işlemlerde bulunma durumunun da sözkonusu olmadığını, yine müvekkili şirketin malvarlığının davalı şirketin borcunu ödemeye yeter nitelikte olduğunu, davalı şirketin yaptığı taşkın haciz sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığının sabit olduğunu, haksız ihtiyati haciz sebebiyle davacının uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak haksız ihtiyati haciz nedeniyle ortaya çıkan zararın tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılan icra takibine davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine açtıkları itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu, davalı tarafından başlatılan takip tarihi itibariyle takibe konu faturaların tamamının muaccel olduğunu, yine davacı aleyhine açtıkları tasarrufun iptali davasının derdest olduğunu, yaptıkları şikayetler üzerine davacı şirket hakında İcra Ceza Mahkemesinde devam eden davalar bulunduğunu, davacı tarafın kötüniyetli hareket ettiğini, davalının alacağını tahsil etmesini imkansız kılmak amaçlı davrandığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda borçlu olduğu iddia edilen davacının bir kısım taşınmazları üzerine davalı alacaklı tarafından ihtiyati haciz konulması nedeniyle tazminat istenmiştir. Dosya kapsamı, toplanan deliller, konkordato dosyası, dosyamız arasına alınan icra ve diğer dosyalar ve bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davalı alacağı nedeniyle davacının malları üzerine ihtiyati haciz koymuştur. Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacının davalıya borcu mevcuttur. Ayrıca dosyamız arasına alınan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/102 Esas sayılı dosyasında davacı davalıya olan borcunu kabul etmiştir. Bütün bu nedenlere bakıldığında davalının mevcut alacağı nedeniyle davacının mallarına haciz koyduğu..." gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının mahkemeden konkordato talebinde bulunduğunu, konkordato talepli ikame edilen davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu icra dosyası hakkında devam eden ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/50 E. Sayılı dosyası da celp edilmeden eksik inceleme sonucu hüküm tesis edildiğini, icra dosyasına konu alacağın temlik edildiğini, alacağı temlik alan şirkete davanın ihbar edilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi sonucunda davalının icra dosyası ile talep edilen miktar kadar alacaklı olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle ihtiyati haczin haksız olduğunu, ihtiyati haciz alınan tutar ile alacak miktarı karşılaştırıldığında arada fahiş fark bulunduğunu, takibin dayanağına ilişkin alacağın faturaya dayalı olup, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşmediğini, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, fatura, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.