Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın işleteni, davalı ...'nın sürücüsü olduğu ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 16.09.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı yayanın yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL efor tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet ve kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru ve maluliyeti kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında kusur tespitine yönelik alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30.10.2018 tarihli rapora göre davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davacı yayanın %100 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur yönünden hükme esas alınan 30.10.2018 tarihli raporun, oluşa uygun ve denetime elverişli bulunduğu, bu nedenle davanın reddinin isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davalı taraf sürücüsünün kusurunun bulunduğunu, eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini beyan etmektedir.
Uyuşmazlık, davalı ... Anonim Şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın tüm davalılar yönünden maddi tazminat, davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kusur tespitinin oluşa uygun bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.