Dosya incelendi.

Hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması mümkün görülmüştür.
Hükümlü hakkında 13/07/2012 tarihinde 2011/42 esas ve 2012/223 karar sayı ile TCK'nın 191/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu hükmün kesinleşmesinden sonra, hükmün infazı aşamasında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılmaması nedeniyle 12/04/2013 tarihli 2011/42 esas ve 2012/223 karar sayılı ek karar ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 7. fıkrası uyarınca daha önce hükmedilmiş olan cezanın aynen infazına karar verildiği, 11/04/2014 tarihinde ise 2011/42 esas ve 2012/223 karar sayılı ek karar ile temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve 101. maddeleri uyarınca infaza yönelik olarak verilen 12/04/2013 tarihli 2011/42 esas ve 2012/223 karar sayılı ek karar ile verilen temyiz isteğinin süre yönünden reddine ilişkin 11/04/2014 tarihli 2014/416 esas ve 2014/414 karar sayılı ek kararın 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca temyiz yasa yoluna değil, itiraz yasa yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla
ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.