Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanığın, katılan polis memuruna söylediği, “saatim zarar gördü, bu saatin yenisi gelecek yoksa kendine yer beğen, benim milletvekili yakınım var seni sürdüreceğim'' biçimdeki sözlerinin sanığın, polisin görev yerinin değiştirilmesi konusunda yetkisinin bulunmaması nedeniyle sonuç almaya elverişli, objektif olarak muhatabı üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığından tehdit boyutuna ulaşmadığı hususu dikkate alındığında, anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığının gözetilmemesi,
2-) Kabule göre de;
a-)Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 106/1-2.cümlesi maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
b-)Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın alınan ifadesinde, vareste talebi bulunmaması karşısında; hükmün açıklandığı 26/02/2015 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
c-)Sanık hakkında uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 265. maddesi uyarınca dava açılması ve aynı kanunun 106/1-2. cümlesi uyarınca hüküm kurulması karşısında; TCK’nın 106/1-2. cümle kapsamındaki sair tehdit suçunun CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre hukuksal durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

d-)Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürüdülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.