Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Sanığın, hükmün açıklandığı duruşmada Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda başka suçtan hükümlü olduğu ve farklı yargı çevresinde cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla,5271 sayılı CMK'nın 193/1 ve 196/5.maddelerine aykırı olarak, vareste tutulma talebi olmadan ve bu hususta mahkeme tarafından bir karar verilmeden, SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yokluğunda yargılamaya devam edilip hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-)Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre, sanık ve müşteki Hanife'nin tartıştıkları, sanığın müştekiye kumanda fırlattığı, ancak müştekiye isabet etmediği ve sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, akabinde sanığın müştekiyi sırtından tutup yere düşürdüğü ve saçlarından tutarak adli raporda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda; sanığın müştekiye kasten yaralamaya yönelik birden fazla eyleminin aynı suç işleme kastıyla, aynı anda ve çok kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle Ceza Genel Kurulunun 28/01/2020 tarih, 2015/3-1206 Esas, 2020/31 Kararı gözetilerek sanığın müştekiye yönelik eyleminin eşe karşı silahla yaralamaya teşebbüs olarak değerlendirilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-a-e ve 35. maddeleri uyarınca uygulama yapılırken tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen ceza miktarının altına düşmeyecek şekilde bir ceza belirlenmesi gerektirdiği de gözönünde bulundurularak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hem tamamlanmış hem de teşebbüs aşamasında kalmış kasten yaralama eylemlerinden ayrı ayrı hükümler kurulması,

3-)Kabule göre;
a-)17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24.maddesiyle değişik CMK'nın 251.maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esasa, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi 5237 sayılı TCK'nın 7 ve CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
b-)Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanığının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.