Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
1-) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, "sanığın ayağından çıkarttığı, adli emanetin 2014/64 sırasında kayıtlı bıçak ile müştekinin üzerine yürüdüğü, müştekinin koşarak olay yerinden uzaklaştığı " belirtilmesi, olay anına ilişkin kamera görüntüleri ile müşteki Bayram Ali ve olayın görgü tanığı olan Yasin'in de sanığın elinde bıçakla müştekinin üzerine doğru bağırarak yürümesi üzerine, müştekinin kaçarak olay yerinden uzaklaştığını beyan etmeleri karşısında; sanığın eyleminin, silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmadığı tartışılmadan yeterli ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabule göre;
a-)Mahkemenin gerekçe ve kabulüne göre sanığın yalnızca silahla tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında sanığın ayrıca TCK'nın 106/2-c maddesi uyarınca da cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
b-)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.