Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyz talebinin incelenmesinde;
25.08.2011 tarihinde verilen kararı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 310/3. maddesinde öngörülen yasal bir aylık temyiz süresinden sonra 28.09.2011 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz isteğinin aynı Kanunun 317.maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar hakkkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan sonuç cezanın 3 yıl 9 yerine 2 yıl 21 ay; sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan sonuç cezanın 3 yıl 4 ay yerine 2 yıl 16 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini ile karar verilmesi aleyhe temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanıklar ..., ... ve ... müdafiileriinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Çatıda bulunan korkuluğu sökmek suretiyle işyerine girdiklerine ve kesilen korkuluğu tekrar yerine dayayarak farkedilmesini engellediklerine dair katılan ... beyanı ile işyeri kapısının asma kilidini kırıp yerine başka bir kilit taktıklarına dair sanık ...'un 27.05.2010 tarihli beyanı karşısında farklı zamanlarda işyerine birden fazla kez zarar verilip verilmediği hususu katılanlara da sorulmak suretiyle sonucuna göre TCK'nın 43. maddesi ile uygulama yapılmasının gerekip gerekmediği yönünden delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileriinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.