Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 659 ada 5 parsel sayılı 7.981,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz pay satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...'in Kadastro Komisyonuna yaptığı itiraz sonunda, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan kargir evin 1/5 payının davacıya, 4/5 payının davalıya ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilerek, taşınmazın zeminine yönelik itiraz reddedilmiştir. Davacı ..., kendi adına tespit edilen dava konusu olmayan 659 ada 4 parsel sayılı taşınmazın eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini, mevcut eksikliğin dava konusu 659 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürerek miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın paylı olarak davacı ve davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 659 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... kaldığı yönünde yanlar... arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, tarafların ortak miras bırakanının ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı paylaşım yapılmış ise dava konusu olmayan 659 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ve dava konusu 659 ada 5 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınırın belirlenmesi yönünde toplanmıştır. ./...
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Somut olayda tarafların miras bırakanlarının ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı ve dava konusu 659 ada 5 parsel sayılı taşınmazın pay satışlarıyla beraber davalı ...'in payına isabet ettiği dava dışı 659 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise davacı ...'in miras payına isabet ettiği ve davacının bu şekilde paylaşıma rıza gösterdiği davacı ...'in 30.12.2011 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçesinin içeriğinden anlaşılmıştır.
Mahkemece paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu olmadığı da gözetilerek dava konusu 659 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile davacı adına tespit edilen dava konusu olmayan 659 ada 4 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınırın kadastro sırasında paylaşıma uygun olarak tespit edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekirken, miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşmanın yapılmamış olması gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın davaya konu edilen 612 m2 yüzölçümündeki bölümünün neresi olduğu, bu bölümün paylaşım neticesinde kime isabet ettiği, taşınmazlar arasındaki sınır yeri konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, gösterilen sınır yerlerinin fiziki durumlarına ilişkin gözlem tutanağa geçirilmeli, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek beyanlar arasında çelişki meydana gelmesi halinde duraksamasız giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; dava konusu taşınmazda kadastro komisyon kararı olduğu gözetilmeksizin kadastro tespitinin iptaline
./...karar verilmesi ve taşınmaz üzerindeki muhdesatların kim tarafından meydana getirildiğinin belirlenmemesi dahi isabetsiz olup, davalı ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalıya iadesine 25.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.