SUÇLAR: Tehdit, şantaj

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; suç tarihine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen müşteki ...'ın 10/06/2015 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmesine karşın, katılma konusunda beyanı alınmayan müştekinin temyiz dilekçesinin katılma talebi niteliğinde olduğu gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müştekinin davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek, dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; şantaj suçundan tayin olunan cezada TCK'nın 52. maddesinin hükümde gösterilmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede
A-)Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi; hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak; sanık hakkında tayin olunan cezada TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılırken, hesap hatası nedeniyle 5 ay hapis yerine 6 ay hapis cezası belirlenmesi, buna bağlı olarak da 62. madde uyarınca indirim yapılırken sonuç cezanın hesap hatası sonucu 4 ay 5 gün yerine 5 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

Kanun aykırı ve sanık ... müdafisi ile katılan ...'ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak sanık hakkında netice cezanın "4 ay 5 gün" hapis cezasına indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-) Şantaj suçu bakımından kurulan hükmün temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;

1-Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde; sanık hakkında şantaj suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107/1. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, farklı gerekçe göstermeksizin, hapis cezasının alt sınırı olan 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesine karşın, adli para cezasının belirlenmesi sırasında alt sınır olan 5 gün yerine 100 gün adli para cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,

2-Kabule göre de; sanık hakkında TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılırken adli para cezasının hesap hatası nedeniyle 100 gün yerine 20 gün adli para cezası olarak tayini, buna bağlı olarak 62. madde uyarınca indirim yapılırken hesap hatası sonucu 83 gün yerine 17 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafisi ve katılan ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.