Davacı, maddi ve manevi tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı eski belediye başkanı tarafından Türkiye İş Kurumu yazıları ve bunun iptaline ilişkin İdare Mahkemesi ve onanmasına ilişkin Danıştay kararına rağmen işe alınmaması nedeniyle uğradığı aylık kazanç kaybı ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya "iş mahkemesi sıfatıyla " bakmaya devam olunur.
Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Somut olayda, davacı davalı belediye başkanı tarafından işe alınmaması nedeniyle işe başlatılana kadar geçen dönemde uğradığı kazanç kaybı ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davacının talebinden davacının isteminin işe başlatılmadığı döneme ilişkin olduğu, bu dönemde taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin kurulmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın genel mahkeme sıfatıyla görülmesi gerekir.
Sonradan davacının işe alınarak iş ilişkisinin kurulması önceki dönem açısından da davanın iş mahkemesi sıfatıyla görülmesine imkan sağlamaz.

Açıklanan nedenlerle mahkemece alınacak ara kararla davanın genel mahkeme sıfatıyla görülmesi gerekirken iş mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.