Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.08.2017 günü sürücü ...sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken oluşan tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın vefat ettiğini, vefat nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, dava öncesinde davalıya müracaatta bulunduklarını, ancak herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL (her bir davacı için 50.000,00 TL) destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiş, 26.08.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 74.021,00 TL'ye, davacı ... için ise 148.178,00 TL olmak üzere toplamda 222.199,00 TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacı ... yönünden; davanın kabulü ile 74.021,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) olay tarihinden (15.08.2017) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... yönünden; davanın kısmen kabulü ile 148.078,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) olay tarihinden (15.08.2017) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülüne göre yapılan hesaplamanın karara esas alınması ve müteveffanın araçtan fırladığı hususunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu gerekçesiyle tazminattan %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile 74.021,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden (08.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin saklı tutulmasına, davacı ... yönünden; davanın kabulü ile 148.078,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden (08.05.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müterafık kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline eksik evrakla başvurduğunu, davacının hesaplama yöntemine itirazının olmadığını sadece asgari ücrete ilişkin olarak itiraz ettiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.