Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.12.2015 günü müvekkili ...'ın karşıdan karşıya geçmek istediği sırada otomobilin U dönüşü yaptıktan sonra müvekkilinin kaldırıma bir adım kala ön kısmına çarpması sonucu yaralandığını ileri sürerek geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderinin hesaplanarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile; 108.506,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.864,89 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.593,88 TL bakıcı gideri tazminatı, 1.250,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 115.214,95 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, temerrüt tarihi olan 04.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmediklerini, maluliyet oranının daha yüksek olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusura itiraz ettiklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğin, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, ikinci kez ıslah yapılamayacağını, faiz başlangıç tarihinin ıslah edilen miktar bakımından ıslah tarihinden başlaması gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.20 08... .09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda hükme esas alınan ... tarafından düzenlenen 17.11.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanmış, olay tarihi (05.12.2015) dikkate alındığında yürürlükte olan yönetmelik Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olup, bu haliyle hükme esas alınan maluliyet raporu usul ve yasaya uygun değildir.
Şu halde, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kuruluşundan raporu hazırlayan heyette yer alan hekimlerin de görüşü alınmak ve davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle yeniden maluliyet raporu alınarak (usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) sonuca gidilmesi gerekirken, mevzuata uygun olmayan maluliyet raporunun esas alınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılmak suretiyle hesaplama yapılarak tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği ve kararın kaldırılarak PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle tazminat hesaplaması yaptırılarak karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine dosyanın gönderildiği, İlk Derece Mahkemesince de bu yöntemle hesaplama yapılarak karar verildiği, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İlk karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan davacı bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılmak suretiyle tazminatın hesaplanması yönteminin kesinleştiği ve bu yönde davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu gözetilmeksizin hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurularının reddine ilişkin temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ile davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkmesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.