Mahkumiyet
Yerel Mahkemece, bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Ceza Genel Kurulu'nun 06/11/2007 gün, 2007/3-167 esas, 2007/222 ve 10/06/2014 gün, 2013/12-834 esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararlarına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcıları'nın temyiz süresi; 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın kıyasen uygulanan 310/3. maddesine göre tefhimden itibaren bir ay olup, o yer Cumhuriyet savcısı'nın 15/02/2018 günü verilen hüküme yasal süre geçtikten sonra vaki 17/03/2018 tarihli temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE
2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Sanığın aşamalarda tehdit suçlamasını kabul etmemesi karşısında, soruşturma aşamasındaki anlatımından olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan tek tanık ...'nın, CMK'nın 210/1. maddesine aykırı davranılarak usulünce duruşmaya çağrılıp dinlenilmeden veya hukuki dayanağı gösterilip dinlenilmesine gerek bulunmadığına dair bir karar da verilmeden, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-CMK'nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının sanık ile müşteki veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunacağı, uzlaştırmacının, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceği düzenlenmiş, sanık, müşteki veya suçtan zarar görenin kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağı belirtilmiştir. Eğer uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma
teklifinde bulunabilecektir. Uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Uzlaştırmanın yargı işlemi niteliğinde olduğu nazara alındığında anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligat, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligattır ve normal posta yoluyla bu işlem gerçekleştirilemeyecektir. Açıklamalı tebligat ya da istinabe işlemi ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebilecektir.
Bu açıklamalar karşısında, uzlaşma teklif formunun mağdura iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği anlaşıldığından, uzlaşma tekliflerinin taraflara yasaya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.