Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Dosya içeriğine göre, 30.09.2014 günü, gündüz vakti, sürücü ...’un sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, bölünmüş karayolunun sol şeridinde seyir halindeyken, arkasından sol şeritten gelen bir aracın aradaki mesafeyi kapatıp temas ettikten sonra ...’un otomobilinin aracının hakimiyetini kaybederek aracın sağdan yol dışına çıkıp devrilmesi neticesinde kaldırıldığı hastanede yaklaşık on aylık yoğun bakım yatışı sonrası 24.06.2015 tarihinde öldüğü olayda,
... Trafik İhtisas Dairesinin 13.11.2015 tarihli raporunda, olay anını gösteren kamera kaydında ölen otomobil sürücüsünün bölünmüş yolun sol şeridinden seyrederken arkasından sol şeritten gelen siyah renkli bir aracın aradaki mesafeyi kapatarak otomobile yaklaşıp, otomobile temas ettikten sonra, otomobilin dengesinin bozulup sağdan yol dışına çıktığının görüldüğünün belirtildiği, sanığın sürücülüğün yaptığı siyah renkli wolksvagen transporter marka ... üzerinde yapılan incelemede, aracın sağ ön çamurluk üzerinde eziklik ve sürtünme izinin bulunduğu, ölenin aracı üzerinde yapılan incelemede ise sol arka kapı altı ve sol arka çamurluk kısmı alt tarafta siyah renkli sürtünme izinin bulunduğunun tespit edildiği, olay anı video görüntüleri izletilen sanığın 08.10.2014 tarihli kolluk ifadesinde, görüntüleri izleyince olay yerini ve kaza yapan aracın yanından geçtiğini daha net gördüğünü, kaza yapan aracın takla attığını görmediğini, ancak dikiz aynasından baktığında yanından geçtiği aracın zikzak çizdiğini gördüğünü beyan ettiği, tanık ...’in, peugeot marka ... ile transporter marka araçların çok hızlı bir şekilde arka arkaya gittiklerini, transporter marka aracın neredeyse temas edecek şekilde önündeki aracı takip ettiğini, dikiz aynasından baktığında öndeki aracın takla attığını gördüğünü beyan ettiği olayda, sanığın hızını trafik şartlarına göre ayarlamadan, yola gereken dikkati vermeden, kontrolsüzce seyretmesi neticesinde araca hakim olmayıp önünde aynı yöne seyreden otomobile temas edip otomobilin durumunu bozmasıyla asli kusurlu olduğu anlaşılmakla,
Adli Tıp Kurumu ... Morg İhtisas Dairesinin 21.08.2015 tarihli otopsi raporunda, kişinin kesin ölüm sebebinin tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulundan görüş alınmasının uygun olduğunun belirtilmesi karşısında, ...’un kesin ölüm nedeni ve geçirdiği trafik kazası ile illiyet bağını gösterir Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alınmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1-Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin, sanığın takip mesafesini korumadan seyrini sürdürerek öleni sıkıştırması ve bu halde kaza olabileceğini öngördüğü halde seyrine devam etmekten ibaret olduğu, azami hız limitinin 110 km / saat olarak belirlendiği mahalde sanığın hız sınırını iki katından fazla aştığına ilişkin bir tespit bulunmadığı gözetilmeden, TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca üst sınırdan artırım yapılarak fazla ceza tayini,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.