Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Sanığın eylemi 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasanın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde yazılı şekilde 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesine aykırılıktan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından, sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin mahkumiyet niteliğinde bulunmaması nedeniyle "Sanığın geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimi ve sabıkalı olması sebebiyle" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de, kamu zararını gidermeyeceğini beyan eden sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
Hüküm fıkrasından Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilen kısmın çıkartılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.