Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın, tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı ve gizli kolluk araştırması yaptırılması, vergi kaydı bulunup bulunmadığı tespit edilerek gerektiğinde hakkında vergi incelemesi istenmesi, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2012/6437 sayılı icra dosyasının onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınması, soruşturma aşamasında ifadesi alınan ..., ... ve ... ile şikayetçinin kendisine yönelik icra takibi başlattığını söylediği ...'ın tanık olarak beyanlarına başvurulması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde atılı suçtan beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 17/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.