Hükümlülük, erteleme, müsadere, aracın iadesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Katılan ... İdaresi adına Hazine vekili 14/03/2014 tarihli hakim havaleli dilekçeyle temyizden vazgeçmekle, sanık ...'un temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1. Sanık ...'un 05/09/2012 tarihinde ele geçen 2500 kg çaya ilişkin ibraz ettiği 30/11/2011 tarih ve 93507 seri no'lu ve 17/09/2012 tarihinde ele geçen 1233 kg çaya ilişkin ibraz ettiği 01/12/2011 tarih ve 93508 seri no'lu faturalar ile ilgili olarak ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanması, fatura düzenleyicisi ...adlı firma yetkilisinin dinlenmesi, ilgili ... İdaresinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu eşyalar ve tüm belgeler konusunda, dosya alanında uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek eşyanın cins, miktar, menşe ve sair özellikleri itibariyle ayniyet tespiti yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
2. Sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulan ilk eylemin suç tarihinin 05/09/2012, ikinci eylemin suç tarihinin 17/09/2012 olduğu, her 2 eylemin 18/01/2013 tarih ve 2013/1194 esas sayılı iddianame ile kamu davasına konu edildiği, yerel mahkemece sanık hakkında her iki eylem için ayrı ayrı cezaya hükmedilmiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararı uyarınca, sanığın tek suç işleme kararı kapsamında kısa aralıkla iki kez 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde düzenlenen suçu işlediği, hukuki kesintinin iddianame düzenlenmesiyle gerçekleşecek olduğu, işlemiş olduğu suçtan dolayı henüz hakkında iddianame düzenlenmeden, aynı suç işleme kararıyla hukuki kesinti gerçekleşmeden yeniden suç işleyen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yerine, her bir eylemi ayrı suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini;
3. 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ile failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında temel gün adli para cezasının tayininde uygulama yeri bulunmayan “sanığın sosyal ve ekonomik durumu” şeklinde yasal olmayan gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden hüküm kurulması,
4. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5. Davaya konu çaylar hakkında 14/09/2012 ve 28/09/2012 tarihlerinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebepleri gereğince kararın hakkındaki hüküm daha önce kesinleşen sanık ...'e sirayetine, 17/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.