Hükümlülük, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

1. 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenebilmesi koşulları olarak; "daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.
Gerekçelerin cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanığın geçmişteki hali ile yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde takdir edildiğini göstermesi gerekir.
Bu itibarla; sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin mahkumiyet niteliğinde bulunmaması nedeniyle sabıkasında engel hali bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışları saptanmayan ve geçmişi, sosyal ilişkileri, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak hakkında TCK'nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanığın bir daha suç işleyeceğine dair olumsuz kanaatin nasıl oluştuğu Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açıklanmadan dosya kapsamına uygun olmayan "...adli sicil kaydında yer alan ve aynı nitelikte suça ilişkin HAGB hükmü nazara alındığında sanığın ileride suç işlemekten kaçınacağına dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından...'' şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde TCK'nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2. TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,

3. Suçta ele geçen eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollaması ile TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında hem 5607 sayılı Yasanın 16. maddesinin gösterilmesi, hem de eşyanın tasfiyesine hükmedilmesi,

4. Suçtan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ... İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.