Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İli ... Köyü çalışma alanında bulunan 86 ve 126 parsel sayılı 5.700,00 ve 14.350,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazlardan, 86 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak ... adına tespit ve 10.06.1974 tarihinde tapuya tescil edildikten sonra, 01.07.2005 tarihli satışla ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiş; 126 parsel sayılı taşınmaz ise, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit ve 18.09.1972 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların bazı bölümlerinin kadim yol olduğu iddiasına dayanarak, söz konusu bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile paftasında yol olarak gösterilmesi istemiyle 28.09.2007 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece verilen önceki hüküm, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 05.04.2012 tarih ve 2012/3876 Esas, 2012/5045 Karar sayılı ilamı ile, davanın değeri itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğuna değinilerek bozulmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, çekişmeli bölümlerin kadim yol olduğunun ispat edilemediği ve davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 59,30 TL temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.